Siz ki hayatın anlamını çözmekle uğraşmakta olan insanlar, bilmezsiniz ki biz bu anlamı bulamayacağınız bir yere gizledik. Yapmanız gereken en iyi şekilde yaşamak ve anlamlara takılmadan hayata uyum sağlamaya çalışmak ki bunun farkına varmak için acılara zerk olmanız gerekecek.
Biz siz kulları düzenli olarak bize yatıp kalkarak ibadet etmeniz için yaratmadık. Amacınızın bize ulaşmak olaması günahtır. İyiliğin düzenli ibadetle, sahte tanrılarla veya din uğruna can almakla olmayacağını bulmanızı bekleriz.
O ki hayatını tekdüzelikten kurtarıp, önceki günü gibi faydasız geçirmeyen insan doğru yolu bulmuş ve sonraki hayatına ulaşabilmek için gereken hazırlıklarda bir adım öndedir. O ki doğaya uyum sağlayan ve çevresindeki kişilere kendine duyduğu saygıyı duyan.
can’va 1:1 - yaradılış
Tek isteğim sıkıca sarılabileceğim bir bedendi. Yatağa sadece anlık zevkler yaşamak için değil anlık mutluluklar yaşamak için gitmekti. Çağrılarımın son bulduğu noktada o geldi. Geldi mi gerçekten? Yoksa yoluma mı çıktı…
Güzel olduğunu mu sanıyorsun, ben sanmıyorum çünkü. Güzelliğin sadece seni sevende işler. Güzel olduğun için değil seni sevdiğim için “Güzel” görünüyordun gözlerime.
Anılar kimyasal maddelere benziyor şu sıralar. Her küçük etkileşimde reaksiyonu başlatıyor. Bir parça söz bile film şeridini haraketlendiriyor sanki hiç bitmezcesine. Ufak tefek melodiler resmini çiziyor zihin tablomda yetenekli ressamlara taş çıkarırcasına. Dönüm noktam olduğun için çok şanssızım, aslında dönüm noktam sen olduğun için epey şanslıyım. Anlatabiliyor muyum?
Evet…
Durumumu aynen şu cümlemle açıklıyorum;
“Hani olur ya kum saatinde bir kum tanesinin yer çekiminin zorlamasıyla o küçücük delikten aşağı düşmesi bir yıl gibi gelir. İşte ben o anlardan birinde aynı kum saatiyle ayların geçmesini bekliyorum ve yer çekimi ters dönmüş.”
Yukarıdaki cümleyi ciddi anlamda söylemeyi o kadar çok isterdim ki. Şöyle Starbucks’ta oturup bir tane kahve aldıktan sonra hayatın anlamını tartışabilsek “Onunla”. Aklımı kurcalayan sonsuz tane soruyu aynı anda cevaplamasını talep etsem. Bir de ricada bulunsam aynen şu cümleyle: “Hacı bana birkaç tane doğaüstü güç versene be, hani karizma olanlarından. Ne bileyim akıl okuma olur, uçma olur, uzay-zaman bükme olur, elektronlara yükmedebilme olabilir. Olur be hacı versene birkaç tane”. Tabii bunları söylerken çarpılma korkum olmasa en fazla “Olmaz daha acı çekip beni bulmayı hakketmen gerek” deme ihtimali ile.
Hayatta bi insan ne kadar kararsız olabilir ki. Düşüncelerimin içinde sürünürken, ne yapacağımı bilmeden zamanın geçmesini beklemek. İlişki isteyip istemediğini bilmemek, kimi isteyip istemediğini bilmemek. Bir gün güzel bir hatunla konuşurken sonraki gün aynı hatun takılmaya davet ettiğinde “İşim var” gibi ters bir cevap verebilmek. Hatta bu yazıları yazarken titrememin soğuktan mı yoksa yazdıklarımı kaldıramamaktan mı olduğunu anlayamamak.
Şu sıralar “Zebani” adlı kitabı okuyorum da yaşanabilecek daha neler olduğunun farkına varmamda yardımcı oluyor. Keşke YGS-LYS’ye sayısalcı olarak kitap okuyarak hazırlanabilsem. Ne güzel olurdu. Oh shit.
Hadi git bitti.
Piçleşmeye başladım resmen, harbiden ama. Beni tanıyanlar genelde öylesine ilişkilere girmeyeceğimi bilirler ama tabii ben normalken. Sanırım şimdi max-a-normalim. Resmen egomu tatmin etmek için hatunları kesip, telefonlarını alıp sanki onlardan hoşlanmışım gibi mesajlar gönderiyorum. Tabii onlarda cevap veriyorlar. Ama dünkü manyaktı be, dur ona bi mesaj göndereyim.
- Hayııııır kötü tarafım beni ele geçirdi.
- hahaha artık zihnin benim piç kurusu.
- Olabilir, bende buralardayım. Kötülük mutlaka kaybeder canım.
the bitti…
Ne olduğunu göremiyorsun evlat
Neden zihnime uymuyorsun sanki
Söylesene dünyadaki her varlığa aslını
Sen aslında bensin ve bu sözü sonuna kadar tutacaksın
Şöyle bir yürüyüşe ne dersin dostum
Gel beraber bence konuşalım
Tabii ki sende biliyorsun o dili
Çünkü sen aslında bensin ve sözünü hep tutacaksın
Hey sevgilim öpsene beni en derinden
Vicdanımla yanlız bırakamazsın beni
Bunu sende biliyorsun aslında
Evet sende bensin ölüme kadar
Narsist ve egoist bünyem size sesleniyorum
Aslında hepiniz benim, parçalarım
Ölüme kadar orada olacaksınız
Kölelerimsiniz ruhsal varlıklar, ve sözünüzü hep tutacaksınız