fajohn

aq the life

mütemadi sarhoşluğum

sıçtın mavisinde tek başımayım yine. savaştaymışçasına hayallerim eziyor planlarımı tüm imkansızlığına rağmen. mütemadi şarhoşluğumda bab-ı aşk geçişi benimliğimdeki yerini alıyor ve hudud uyguluyor diğer tüm duygularıma. sıkıştım!

sıkıştım aşka, tek duyguya mahkum kaldım. kurtulmaktan çok daha fazlasını istiyorum ama nedense. bağımlıyım!

bağımlı oldum hayatın zerresine. ölüm her an ensemde dolaşırken hayranım sessizliğe yaşama arzuma rağmen. mantığım duruyorum aklım karşısında ve yine oluyor kabuslarımdaki gerçekçi acılarım. koptum!

evet koptum yine!

Ol yeter

Uyu güzelim, uyu. Seni güzel rüyarlarda arıyorum, uyu ki seni bulayım. Yağmur sonrası buğulu gözlerinle gökkuşağını renklendiren bakışlarından tanırım seni, her damlaya değer katan ve her esintiye güzellikler yayan varlığın yeter. Sadece ol.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Patrick Wolf – Damaris

Ayaklanın ve havadaki cesaret damlalarını koklayın!

Cehennemin çığlığındaki acıyı hisseden bedenlerimiz ruhlarımıza gelen çağrıyla titreyecek ve o gün her birimiz uç gerçeklikle yükleşecek. Etraftaki ölüm kokusu dinmeden yaşam kokusu peydah olacak tüm kararsızlığıyla. Biz, cesuralar, dim dik duracağınız bu kırılma noktasında ama asla görmezden gelmeyeceğiniz tanrının sonsuz ilahi seslenişini. İşte o zaman bir grup deli bağıracak;

- Rise up!

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Ville Valo & Natalia Avelon – Summer Wine

Strawberries cherries and an angel’s kiss in spring… Çok mu be hayat tek istediğim buydu.

Rise and shine to the inferno of Dante

Farkındalıklarımdan yoruluyor, bildiklerimden bıkıyorum. Ama aslını itiraf etmek gerekirse kararsızlığımdan nefret ediyorum. Bilmem ki belki de bilmediklerimden utanıyorumdur.

***

Çok şey istediğimi düşünmeye başlıyorum ama ne istediğimi bilmiyorum ki. Yol neresi ya da öyle bir yol var mı? Sadece birinin beni hatırladığını bilmek istiyorum o kadar. Şimdi telefon çalsa ve ‘Nasılsın?’ dese sadece. Sadece nasıl olduğumu merak ettiği için arasa, hani hiçbir çıkarı olmadan. Ne bileyim bilgisayarı bozulmamış olsun, ya da yolda kalmamış olsun. Hatta biliyor musun sevişmeye ihtiyacı olduğu için bile aramasın. Bunları biliyorum hiç iyi gelmiyor. Sadece orada mıyım diye merak etsin.

***

Hep rüyalarımın gerçek olmasını istiyorum. Bulutlarda yaşamak, doğa üstü güçlere sahip olmak. Tanrının benim için belirlediği işleri yetki sınırım olmadan yapmak. Ama farkına varmadığım birşey var; rüyalarımın gerçek olabilmesi için ilk önce uyanmam gerek!

- So, wake up, Mr. Freeman. Wake up and smell the ashes.

hayata parmak atmak

Gerçeklerle yüzleşmeye çalışmaya çalışmak gerekiyor tabii bazen. Ama bazen de dolu tarafı görmek gerebiliyor. Bazen no where olarak değerlendirmek bazende now here olarak değerlendirmek gerekiyor.

Anlıyor musun beni he?

love is still so far away from me, and i’m calling love ‘don’t be l8, i’ll be w8ing come asap

can’va: yaradılış

Siz ki hayatın anlamını çözmekle uğraşmakta olan insanlar, bilmezsiniz ki biz bu anlamı bulamayacağınız bir yere gizledik. Yapmanız gereken en iyi şekilde yaşamak ve anlamlara takılmadan hayata uyum sağlamaya çalışmak ki bunun farkına varmak için acılara zerk olmanız gerekecek.

Biz siz kulları düzenli olarak bize yatıp kalkarak ibadet etmeniz için yaratmadık. Amacınızın bize ulaşmak olması hatadır. İyiliğin düzenli ibadetle, sahte tanrılarla veya din uğruna can almakla olmayacağını bulmanızı bekleriz.

O ki hayatını tekdüzelikten kurtarıp, önceki günü gibi faydasız geçirmeyen insan doğru yolu bulmuş ve sonraki hayatına ulaşabilmek için gereken hazırlıklarda bir adım öndedir. O ki doğaya uyum sağlayan ve çevresindeki kişilere kendine duyduğu saygıyı duyan.

can’va
1:1 – yaradılış

#melodi

Tek isteğim sıkıca sarılabileceğim bir bedendi. Yatağa sadece anlık zevkler yaşamak için değil anlık mutluluklar yaşamak için gitmekti. Çağrılarımın son bulduğu noktada o geldi. Geldi mi gerçekten? Yoksa yoluma mı çıktı…

Güzel olduğunu mu sanıyorsun, ben sanmıyorum çünkü. Güzelliğin sadece seni sevende işler. Güzel olduğun için değil seni sevdiğim için “Güzel” görünüyordun gözlerime.

Anılar kimyasal maddelere benziyor şu sıralar. Her küçük etkileşimde reaksiyonu başlatıyor. Bir parça söz bile film şeridini haraketlendiriyor sanki hiç bitmezcesine. Ufak tefek melodiler resmini çiziyor zihin tablomda yetenekli ressamlara taş çıkarırcasına. Dönüm noktam olduğun için çok şanssızım, aslında dönüm noktam sen olduğun için epey şanslıyım. Anlatabiliyor muyum?

Evet…

im gonna find god

Yukarıdaki cümleyi ciddi anlamda söylemeyi o kadar çok isterdim ki. Şöyle Starbucks’ta oturup bir tane kahve aldıktan sonra hayatın anlamını tartışabilsek “Onunla”. Aklımı kurcalayan sonsuz tane soruyu aynı anda cevaplamasını talep etsem. Bir de ricada bulunsam aynen şu cümleyle: “Hacı bana birkaç tane doğaüstü güç versene be, hani karizma olanlarından. Ne bileyim akıl okuma olur, uçma olur, uzay-zaman bükme olur, elektronlara yükmedebilme olabilir. Olur be hacı versene birkaç tane”. Tabii bunları söylerken çarpılma korkum olmasa en fazla “Olmaz daha acı çekip beni bulmayı hakketmen gerek” deme ihtimali ile.

Hayatta bi insan ne kadar kararsız olabilir ki. Düşüncelerimin içinde sürünürken, ne yapacağımı bilmeden zamanın geçmesini beklemek. İlişki isteyip istemediğini bilmemek, kimi isteyip istemediğini bilmemek. Bir gün güzel bir hatunla konuşurken sonraki gün aynı hatun takılmaya davet ettiğinde “İşim var” gibi ters bir cevap verebilmek. Hatta bu yazıları yazarken titrememin soğuktan mı yoksa yazdıklarımı kaldıramamaktan mı olduğunu anlayamamak.

Şu sıralar “Zebani” adlı kitabı okuyorum da yaşanabilecek daha neler olduğunun farkına varmamda yardımcı oluyor. Keşke YGS-LYS’ye sayısalcı olarak kitap okuyarak hazırlanabilsem. Ne güzel olurdu. Oh shit.

Hadi git bitti.